Sözlükte "ideoloji" ne demek?

Siyasal ya da toplumsal bir öğreti oluşturan, bir hükümetin, bir partinin, bir toplumsal sınıfın davranışlarına yön veren politik, hukuksal, bilimsel, felsefi, dinsel, moral, estetik düşünceler bütünüideoloji

İdeoloji kelimesinin ingilizcesi

n. ideology
Köken: Fransızca

İdeoloji nedir? (Felsefe)

Toplumdaki maddi ilişkiler tarafından, özellikle üretim ilişkileri tarafından koşullanan, belirli sınıf çıkarlarını dile getiren ve insanın, düşüncesini, duygularını ve eylemlerini etkileyip, kendi doğrultusunda görüşler ve değer yargıları yaratmaya ve davranış normları koymaya yönelik toplumsal-politik, felsefi, dinsel, sanatsal, hukuksal, ahlaksal vb. - fikirler sistemi.

İdeoloji sınıfsal karakter taşır. «Egemen sınıfların fikirleri her çağda egemen olan fikirlerdir, yani topluma maddi bakımdan egemen olan sınıf, ona aynı zamanda manevi bakımdan da egemendir. » (Marks)

Bir sınıfın ideolojisinin biçimi ve içeriği, o sınıfın tarihsel olarak belirlenmiş bir toplum içindeki konumu tarafından, özellikle de üretim araçlarının mülkiyeti ile o sınıf arasındaki ilişki tarafından koşullanır burada şu genel ilke geçerlidir: Tüm sosyalizm-öncesi ideolojiler, nesnel toplumsal ilişkilerin nispeten doğru bir yansısını ancak belirli bir sınıfın politikası sınırları içinde kalarak oluştururlar bunun yanı sıra, çarpıtıcı öğelerle mevcut toplumsal ilişkileri haklı gösterme gayretkeşliklerini içlerinde barındırırlar.

Örneğin yükselme dönemindeki burjuvazinin ideolojisinde, burjuvazinin sınıf çıkarları, tüm toplumun ortak çıkarlarıymış gibi gösterilir burjuvazinin sınıfsal amaçlarına ulaşması, sanki baskı altında bulunan ve sömürülen tümsınıfların ve katmanların sınıf çıkarlarının gerçekleşmesiymiş gibi gösterilir. İktidarı ele geçiren sömürücü sınıf, toplumsal gelişmenin yol almasına bir engel haline geldikçe, ideoloji onun çağdışı kalmış egemenliğini koruma görevini üstlenir. Bunu yaparken de, baskı altında bulunan ve sömürülen sınıfın ideolojisine karşı savaşım yürütür ve mevcut ilişkilerin değişmez oldukları inancını yaymaya çalışır.

İşçi sınıfının ideolojisi ise, diğer tüm ideolojilerden farklı olarak, bilimsel temellere dayanır açıkça taraflıdır ve pratik-devrimci eylemin yol göstericisidir. Bu ideoloji, işçi sınıfının tarihsel görevini bilimsel olarak dile getirir. Bu ideolojinin belirgin özelliği, kapitalist toplumu, dolayısıyla uzlaşmaz çelişkiler taşıyan sınıflı toplumu aşmak ve sosyalist ve komünist toplundan kurmaktır. İşçi sınıfı, bu görevi toplumsal hareket ve gelişme yasalarının bilgisine sahip olduğu için yerine getirebilir.

Sosyalist ideoloji, yani Marksçılık-Lenincilik, bilimsel bir çabanın ve bunun yanında sınıf savaşımından edinilen pratik deneyimlerin sonucu olarak, Marks, Engels ve Lenin tarafından ortaya konmuştur. Bu ideoloji, maddi bir güce dönüşebilmek için, devrimci parti tarafından işçi sınıfına mal edilmelidir. İşçi sınıfı, ancak o zaman, tarihsel görevini yerine getirebilecek duruma gelir ve Marksçı-Leninci parti sayesinde gerekli birliğini sağlar.

İşçi sınıfı, öncülük rolünü gerçekleştirerek, sosyalist toplumu kurma ve komünist topluma adım adım geçme süreci içinde, sosyalist ideolojiyi geliştirip onu tüm emekçi halkın ideolojisi haline getirir. Sosyalist ve komünist toplumların nesnel yasaları, ancak insanların bilinçli eylemleri içinde uygunlanma alanı buldukları için, insanların sosyalist eğitimi ve Marksçılık-Leninciliğin öğretilip benimsetilmesi, sosyalist ve komünist toplumların toplumsal ilişkilerinin hem temel koşulu, hem de zorunlu sonucudur. Emperyalizmin ortadan kaldırılması için, sosyalist toplumun ve komünist toplumun kurulması için verilmekte olan savaşım boyunca sosyalist ideoloji, sürekli olarak zenginleşip gelişir.

Burjuva ideolojisi ile sosyalist ideoloji arasında uzlaşmaz bir savaşım süregitmektedir işçi sınıfının ideolojik savaşımının ihmal edilmesi demek, burjuva ideolojisinin güçlenmesi demektir. Gerici ideolojilerin, sosyal-demokratlığın ve revizyonizmin tüm çeşitleri, -açık veya gizli şekilde- anti-komünist içeriklerle bezenmişlerdir. Günümüzde sosyalizm ile emperyalizm arasındaki sınıf savaşımı, doruk noktasına ulaşmıştır. Bu savaşımın öğrettikleri, Lenin’ in şu saptamasının doğruluğunu bir kez daha göstermektedir: «. ya burjuva ideolojisi ya da sosyalist ideoloji. Bunun ortası yoktur. Bu yüzden sosyalist ideolojinin her küçümsenmesi ve ondan her sapma, doğrudan doğruya burjuva ideolojisinin güçlenmesi demektir. »